İnovasyon Raporu Açıklandı
TÜSİAD, Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu �nun girişimiyle başlatılan ve Ulusal İnovasyon Girişimi �nin hazırladığı rapor açıklandı. Raporda, �toplumsal refah için inovasyon � hedefinin altı çizilerek, inovasyon için gerekli ortam, altyapı, insane kaynakları ve finansman ile öneriler sunuldu. Ulusal İnovasyon Girişimi tarafından hazırlanan İnovasyon Çerçeve Raporu'nun tanıtım toplantısında konuşan Şener, inovasyonun, bilginin toplumsal faydaya dönüştürülmesi olarak da tanımlanabileceğini kaydetti. İnovasyon ya da yenilikçiliğin yeni pazarlara giriş ve mevcut pazarların geliştirilmesinde önemli bir rekabet aracı olduğuna vurgu yapan Şener, yeniliklerin büyük kısmının da bilim ve teknoloje çalışmaları ile Ar-Ge'den geldiğini hatırlattı. Hükümet olarak Ar-Ge'ye verdikleri önemin artarak devam ettiğini de söyleyen Şener, Ar-Ge için ayrılan rakamın 2002'de 150 milyon YTL, 2005'te 156 milyon YTL, bu yıl 741 milyon YTL olacağını, önümüzdeki yıl ise 903 milyon liraya çıkacağını bildirdi.
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı da dünya pazarlarındaki rekabet üstünlüğü yarışında, bilim, teknoloji ve teknolojik inovasyondaki üstünlüğün belirleyici olduğuna işaret etti. Sabancı, bu nedenle inovasyon politikalarının etkin şekilde uygulanmasının ekonomik büyüme, istihdam ve rekabet gücü artışını hedefleyen Türkiye için öncelikli bir konu olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Bilim ve teknolojideki gelişme sürecinin toplumsal faydaya çevrilmesinin toplumların geleceğini belirleyen en önemli unsur haline geldiğine dikkat çeken Sabancı, inovasyonun Avrupa Birliği'nin de öncelikli gündem maddelerinden olduğunu kaydetti. Birliğin inovasyon politikalarına değinen Sabancı şöyle konuştu: ''Ülkemizde de teknolojik inovasyonda yetkinleşilmesi, rekabet gücü artışıyla beraber ekonomik büyümeye katkıda bulunacaktır. İnovasyon politikaları oluşturulur ve uygulanırken, devlet, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum işbirliğinin hayata geçirilerek inovasyonun toplumun tüm kesimleri tarafından benimsenmesine ve siyasi sahiplenmenin en üst düzeyde gerçekleşmesine özel önem verilmelidir.''